Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Evlilik Müessesesi

Eskiden SÖZ şeref demekti. Günümüzde YAZILMAYAN söz hiçbir şey. Yalnız kağıt üzerindeki şeyler değerli; imza, para, tapu ve diğerleri..  Eskiden iki insanın sevgi yemini onların doğa karşısında eş olması için yeterliydi. Şimdi toplumun, ailenin, şahitlerin rızası gerekli.  Sözlerin değersizleşip tutulmadığı bu zamanda kimse kimseye güvenmezken olması gereken bu belki? Toplumun gereği, miras netliği için a dı üstünde; EVLİLİK MÜESSESESİ. Bir çeşit iş anlaşması, aile şirketi. Yanlış anlaşılmasın, aileye sonsuz saygım var. Ancak toplumun bekar çiftlere sorgular bakışlarının aynı yaştaki evli çiftlere dönünce "Çocuk ne zaman?" şefkatli bakışlarına dönüşmesi bir çeşit ikiyüzlülük bana göre.  Gerçekten bir kağıt parçası ve üzerindeki imza, AŞK'ı hayasızlıktan kutsallığa yükseltme gücüne sahip mi? Yoksa kutsal olan aşk değil, evlilik müessesesi mi?

Uyuyan Güzel

Uyan güzelim, uyan Nasıl kıymam senin uykuna Onlar bize kıyarlar Bütün bu yarım akıllı hıyarlar Uyan güzelim, uyan Aziz ağabey doğru mu demiş Bu kadar mı aptalsın sen Uyan Seni satan, seni alan, işi bilendir Timsah gözyaşlı, diş bileyendir İyidir, güzeldir, kardeşindir Yalan Bağlamışlar başını, gözünü Kör olmuş, sağır olmuşsun sen Arayınca bulursun bahaneler Ama yine de gerçek burada Başın kumda gömülü Olmadık yerlerin ortada Ne çok savunmasız Aptala yatan, masum ve mahmur Nasıl kıymam senin uykuna Uyan! Dalya 30/07/2012

lady in red

Sinnerman

Oh Sinnerman, where you gonna run to?  Sinnerman, where you gonna run to?  Where you gonna run to?  All along dem day.  Well I run to the rock, please hide me!  I run to the rock, please hide me!  I run to the rock, please hide me, Lord!  All along dem day.  But the rock cried out, I can't hide you.  The rock cried out, I can't hide you.  The rock cried out, I ain't gonna hide you guy.  All along dem day.  I said, Rock, what's a matter with you rock?  Don't you see I need you, rock?  Lord, Lord, Lord..  All along dem day.  So I run to the river, it was bleedin'.  I run to the sea, it was bleedin'.  I run to the sea, it was bleedin'.  All along dem day.  So I run to the river, it was boilin'.  I run to the sea, it was boilin'.  I run to the sea, it was boilin'.  Along dem day.  So I run to the Lord, please hide me Lord!  Don't you see me prayin'?  Don't y...

Babalar ve Kızları

Babaları tarafından sevilen kız çocuklarına hep tebessümle bakmış ve ne kadar şanslı olduklarını düşünmüşümdür. Herhangi bir psikolojik sorunları olmadığı sürece anneler içgüdüsel olarak yavrularını sever ve korurlar. Ancak babalar için durum biraz farklıdır. Kültür, eğitim seviyesi, inanç ve en önemlisi aile terbiyesi, bu sevginin varlığı ve dışavurumu için önemlidir. Bir adamın gerçekte "ne" olduğu, baba olduğu zaman aldığı/almadığı sorumluluk ve gösterdiği/göstermediği sevgi ile anlaşılabilir. Bazıları uyurken okşar mis kokulu çocuk saçlarını. Bazı anneler, babalarıyla korkutur çocuklarını. Babanın çoğu zaman sevilmediği, sayıldığı ailelerdir bunlar. Ve kız çocukları.. Babalar ve kızları için durum biraz daha karmaşıktır. Bir babanın kızına karşı takındığı tavır, onun kadınlara, eşine duyduğu saygı ve verdiği değerle doğru orantılıdır. Kadının ikinci, üçüncü, beşinci sınıf sayıldığı bazı ülkelerde kız çocukları değil baba şefkatini tatmak, doğduktan sonra yaşamaya bil...

Anlık Zamansızlık Hissi

Düşünüyorum bir süredir. Geçmiş, şimdi ve gelecek.. Bütün bu zaman kavramları birer yanılsama. Sadece yaşanan, yaşanmakta olan ve yaşanacak anlar var ve o anlar sonsuzluğa mühürleniyor. Üzeri küllense de, unutulur gibi olsa da aslında hep orada havada asılı duruyor. O anlar sürekli tekrar yaşanıyor. Tekrar ve tekrar ve tekrar.. Yaklaşık 8-9 yaşlarındayken ufak bir aydınlanma yaşamıştım, hatırlıyorum. Marmaris'e gitmiştik annem ve anneannemle. Onlar bir kafede koyu bir sohbete dalmışken, gün batımını izlemek için sahile yürümüş, kumlara oturmuştum. Hafif bir esinti vardı. O manzara tablo gibi aklımda. Güneşin kavuşması, uçan martılar, rüzgar, hafif nemli kumlar, giderek boğuklaşan, yok olan sesler, azalan ışık, hatta uzaktan hissedilen denizin tuzlu tadı. Bütün duyularım birden iki katı güçlenmiş, algılarım açılmıştı. Ani bir huzur, bütünlük hissi ve sıcaklık kaplamıştı içimi. Çok önemli bir şey yaşadığımı, adını koyamadığım bir şeyi fark ettiğimi düşünmüştüm. Ne olduğunu bi...

Kuş ve Balık

"Bir kuş ve balık birbirine aşık olabilir. Ama yuvaları neresi olacak?" Damdaki Kemancı Resim: Ayşegül Yeşilnil