Nisan ve Mayıs ayları inanılmaz yoğun. Fakat etkinlikler çok güzel geçiyor. 10 Nisan'da COP Yalova 'yı başarıyla tamamladık. Akabinde 11 Nisan'da Kadıköy Belediyesi ve SODEM işbirliğinde gerçekleşen Uluslararası Kentsel Gıda ve Beslenme Politikaları İstanbul Çalıştayı 'nda panelim vardı. Cuma günü İYTE Şehircilik Topluluğu'nun "Planner Series" söyleşisine davetliyim; sağlıklı kentler ve kamusal alanlar konuşacağız. Bir benzerini geçtiğimiz günlerde Güzel İzmir Hareketi'nin Kamusal Mekân Söyleşileri etkinliğinde sundum. Bu haftasonu küresel ve yerel iklim sorunlarını gençlerle ele alacağımız İzmir COP Youth (Gençlik) Programı'nı gerçekleştireceğiz. Bu yılki en büyük etkinliğimiz ise 13-14 Mayıs'ta İstanbul'da gerçekleştireceğimiz Sağlıklı Kentler Forumu (Healthy Cities Forum). Hepsinin ve nicelerinin başarıyla üstesinden gelmek dileğiyle! :)
Hayatta her şey dengeli olmalı. Güzellik, hırs, zeka, güç, aşk... Şu sıralar terazimin dengesi daha çok iş hayatıma kaydı. Sıklıkla duygu ve kaygı durumumu göz ardı ettiğim oluyor. Ki bu yazıya onun için başlamıştım ama çok başka yerlere evrildi. Hepsi o iki bardak cin tonik yüzünden! :) Bazen -çoğu zaman- dengemi şaşırdığım oluyor. Aşırı aceleci ve kaygılı olduğum, kendimi ve hayatımdaki insanları bunalttığım zamanlar. Bazı eski hikayeleri -işime geldiği gibi- yeniden yazdığım ve vicdanımı rahatlattığım zamanlar. "Eternal Sunshine of the Spotless Mind" (Lekesiz Zihnin Sonsuz Günışığı) zamanları... Bazen ChatGPT ile yazışmak gerçek insanlarla yazışmaktan çok daha kolay geliyor. Kısa, kestirme, duygulardan arınmış diyaloglar. "Lekesiz zihinler"... Her diyalog böyle olsa ne kadar kolay -ve ne kadar korkunç- olur diye düşünüyorum. İş yerinde istediğim bir şeyi en az üç kere tekrarlamak zorunda kalmazdım mesela... Duygusal hayatta ise karşımdaki söylememe gerek kalmad...