Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Odyssey

Nolan yapmış yine yapacağını. Favori yönetmenim olma yolunda hızla ilerliyor. Uzun zamandır böyle bir sinema keyfi yaşamamıştım. Kurgu ve görsel olarak lezzetli - ve uzun olmasına rağmen asla sıkıcı olmayan bir filmdi. Odyssey hikayesini daha feminist bir perspektiften ele alması hoşuma gitti. Hele Kirke'nin adası ve Kirke domuzları tekrar insana çevirirken tekrarladığı "Sahte kılıklarınıza geri dönün.." mantrası. Üf! Oyuncuların tümü on numara oynamışlar. Her detay özenle düşünülmüş. Mesajlar açık ve net. Eminim bütün ödülleri toplayacak. Göğsüme at oturdu resmen. Lupita Nyong'o, Helen'in temsil ettiği güzellik ve Clytemnestra'nın haklı intikamını ekrana çok güzel taşımış. Ona ve Elliot Page'ye yönelen eleştirileri aşırı saçma buluyorum. Sanki tarihsel her figür her zaman doğru tasvir edilmiş gibi! Bunun en büyük örneği İsa'dır. Orta doğulu olmasına rağmen Avrupalı  resmedilmiş tarih boyunca. Şimdi Helen'i bir siyahi oynayınca mı problem oluyor? S...
En son yayınlar

Bir Şiir'e Dair

Varoluşsal bir bekleyiş içinde donakalırız bazen. Oysa biz eyleme geçmezsek hayatımızda mucizevi ve gerçek bir devinim olmayacağını biliriz. Elbette bu kendi hüznüne aşık olmayanlar ve cesur yürekler için geçerli.. Bir şiir okudum geçen gün. Bana hissettirdiği tam olarak şuydu:  İnsan bazen birini beklediğini zanneder; aslında beklediği şey hayatının değişmesidir. Bugün "cesaret" deyince aklıma tutuklanacağını bile bile 2 Temmuz'da ülkesine geri dönen Deniz Göktaş geliyor. İçimizdeki cesareti ateşleyen kahkahalar için teşekkürler kendisine.  Her şeye rağmen, bu ülkede..  Bekleyişimiz ne zaman sona erecek? 

İfşa Günü

Spielberg ilginç bir adam. O müthiş E.T.'den beri sevdiğim yönetmenlerden olmuştur ve kült filmine göz kırpan bu yeni filmi ile beni yine şaşırtmadı. Fakaat tahmin ettiğimizin ötesinde pek de bir şey "ifşa" etmedi. Sevdiğim ve sevmediğim kısımları oldu filmin ama ana fikri açılış ekranını gördüğümden beri tamamdı bence: dISCLOSurE day Yani Spielberg abimiz diyor ki; "Gerçek ifşa günü yakın" Ehh. Teknolojinin bu kadar ivmelendiği, dünyanın çivisinin çıktığı (ve hatta ekseninin 12 cm kaydığı) böyle bir zamanda yakın olmaması mümkün değildi elbette. Biz zavallı Y - daha popüler tabirle Millennial kuşağın E.T., X Files, Alien, Stargate, Çılgın Marslılar, A.I., Signs, Arrival ve şimdi aklıma gelmeyen zibilyon tane film ile çoktan hazırlandığı ve çook uzun zamandır beklediği o ifşa günü olacak elbet! Ne yani, evrendeki tek akıllı varlıkları biz mi sanmıştınız?! Geçen ay ziyaret ettiğim ve bütün ezoterik inançlarımı depreştiren Berlin Neues Müzesi'ndeki Mısır bölüm...

Daring Cities 2026

1 0 Haziran’da Almanya’nın Bonn kentinde gerçekleşen “Daring Cities 2026 Bonn Dialogues” (Cesur Şehirler 2026 Bonn Diyalogları) programında, Türkiye’deki Town Hall COP deneyimlerimizi paylaştım. Bol sorulu ve çok keyifli bir oturum oldu. Nazik davetleri için ICLEI’ye teşekkürler. 🌿

Sağlıklı Kentler Forumu, COP31, Mutlak Butlan ve diğer şeyler..

Yıldırım gibi bir haftayı geride bıraktım. Söylenecek çok şey var ama bağışıklığımın düşmesinden mütevellit hastayım ve çok da yazmaya mecalim yok. Ama yazmak İSTİYORUM :) Bir kere Forum güzel geçti. Yani katılımcılardan, yürütücülerden ve en önemlisi Birlik Başkanından olumlu dönüşler aldık ve tüm o stres, kaos ve yorgunluğu bir tek bunlar çekilir kılıyor. Bayram sonrası raporu hazırlamaya başlarız, yayınlayınca buraya da linkini bırakırım. Gelir gelmez Çeşme Vizyon Ofisi'nin 19 Mayıs şerefine ikincisini düzenlediği "Tasarımcılar Çeşme'de" buluşmasına yürütücü olarak katıldım. Birbirinden güzel 9 temanın biri olan "Yeniden Yeşil Hareketi" kapsamında geçen yaz Çeşme'de çıkan orman yangınlarının izini sürdük. Lâl Başkan genç, enerjik, deli dolu, elini uzatıyorsun tutup şap şup öpüyor valla :) Ali Faruk Göksu Hocamla şu vizyon sürecinde yollarımız kesiştiği için çok mutluyum. Uygulamadan gelen harika bir şehir plancısı. Çalışkan, mütevazi, bilgili, tam bi...

İşler Güçler

Şu aralar biraz yorgunum. Bazı günler neyi neden yaptığımı sorguluyorum. Dünyayı kurtarmıyorum sonuçta. Etki alanım sınırlı.. ama genişleyebilir. Peki bu genişlemeyi push edecek enerjim var mı gerçekten? Bunu istiyor muyum?  Kendimi bildim bileli yayından fırlamış bir ok gibi hissettim. Hep ileri, hep bir hedefe doğru. Geriye dönüp bakma fırsatı bile olmayan.. Çalış, çok çalış; bir pürüz mü çıktı, düzelt; düzeltemiyor musun, yönünü değiştir, devam et.. devam. Durmak yok. Çünkü durmak lüksü yok.  Birkaç kuşak önce bolluk bereket içinde yaşarken; Kapalıçarşı'da dükkanları, Manisa'da üzüm bağları varken, "yanlış" seçimlerle her yıl daha da fakirleşmiş, bütün malını mülkünü kaybetmiş bir ailenin son kuşağıyım. Eğer kendimden sonra bir kuşak devam ettireceksem daha akıllı seçimler yapmam gerekiyor. Çünkü bir Y kuşağı olarak  her şeyin yükünü taşımak istemiyorum. Ama biz yine iyiyiz; Z kuşağı daha fena: onlar hiçbir şeyin yükünü taşımak istemiyor! :)  Bundan birkaç yıl ön...

Etkinlik ve daha çok etkinlik

Nisan ve Mayıs ayları inanılmaz yoğun. Fakat etkinlikler çok güzel geçiyor. 10 Nisan'da COP Yalova 'yı başarıyla tamamladık.  Akabinde 11 Nisan'da Kadıköy Belediyesi ve SODEM işbirliğinde gerçekleşen Uluslararası Kentsel Gıda ve Beslenme Politikaları İstanbul Çalıştayı 'nda panelim vardı.  Cuma günü İYTE Şehircilik Topluluğu'nun "Planner Series" söyleşisine davetliyim; sağlıklı kentler ve kamusal alanlar konuşacağız. Bir benzerini geçtiğimiz günlerde Güzel İzmir Hareketi'nin Kamusal Mekân Söyleşileri etkinliğinde sundum. Bu haftasonu küresel ve yerel iklim sorunlarını gençlerle ele alacağımız İzmir COP Youth (Gençlik) Programı'nı gerçekleştireceğiz.  Bu yılki en büyük etkinliğimiz ise 13-14 Mayıs'ta İstanbul'da gerçekleştireceğimiz Sağlıklı Kentler Forumu (Healthy Cities Forum). Hepsinin ve nicelerinin başarıyla üstesinden gelmek dileğiyle! :)