Ana içeriğe atla

Kayıtlar

attraversiamo❤️‍🩹

instagram'da gördüm; "ye, dua et, sev" zamanıymış. bence de zamanı...

Atuan mezarları

4 güne makale teslimim var. tüm malzemeleri içine koydum, pişmesi kaldı. ama kafamı bir türlü toparlayamıyorum. hayatında biri varken yalnız olmak, tek başına yalnız olmaktan daha zor. üstelik yeni bir şey de değil. bir süredir iyi yönde değişmekte olduğunu varsayarak kendimi kandırdığım bir şey. sorunları görmezden gelmek, üstünü örtmek, konuyu değiştirmek sorunları derinleştirmekten başka işe yaramıyor. pek fazla kişiye anlatıp kendimi acındırma gibi bir niyetim de yok. bu yüzden sanırım, ve yine, en iyisi yazmak.  içimdeki sevgiyi ve enerjiyi iyi şeylere kanalize etmek için uzun zamandır çok çaba harcıyorum. ve sanırım artık yoruldum. ama bu çabalamaya devam etmeyeceğim anlamına gelmiyor. dün yeni tanıştığım insanlarla sosyalleştim mesela. çok iyi geldi. sohbet etmek, etkileşim, uzun zamandır kendimi çok fazla izole ettiğimi, hatta bir miktar asosyalleştiğimi kabullenmem gerek. insanlara güvenim de azaldı, eski dostlar sağ olsun. ama yeni insanlara yeni şanslar vermek gerek. esk...

yalnızlık ömür boyu

 

fall will be better than summer

 

Şehrin Silueti

Üstünde anasının komşulardan topladığı rengi solmuş, yazısı dökülmüş bir t-shirt, altında griye çalan lacivert bir şort, ipi kopmak üzere bir sandalet, anasının bir türlü tam ortadan ayıramadığı saçları iki yandan örgülü oturuyordu yunuslarda . Anası ve ninesiyle çiğdem çitlerken pis kokulu kahverengi denize bakardı. Bakışları yukarı kalkardı sonra. Karşı kıyıdan geçen arabaların ışıklarını izlerdi. Çin seddine benzeyen binalara, Hilton'a bakardı. Arkasındaki gecekondu dolu bayraklı tepeye bakardı. Şehre bakardı. Her hafta götürürdü anası o karşı kıyıya, arabalara ezilmemek için koşarak geçerlerdi geniş asfalt yollardan karşıya, Atatürk Kültür Merkezi'ne devlet senfoni çocuk korosuna. Çok korkardı o yollardan. Bir de yaz akşamları üzerine doğru uçan kocaman hamam böceklerinden korkardı. Karşı kıyıyı daha çok severdi. Daha tanıdıktı karşı kıyı. Aralarda tek tük yıkılmadan kalıp anaokuluna dönüşmüş cumbalı yalı evlerini severdi mesela. Pek ister...

Feminist Şehir*

Feminist perspektiften mekâna ve daha geniş ölçekte şehirlere baktığımızda neler görüyoruz? Feminist bir şehri nasıl tasarlayabiliriz?  Feminist şehri tahayyül etmek için öncelikle "kadınca sorular sormak" ve "kadınların korkusunu" (female fear) anlamak gerekiyor. Feministler kadınların korkusunun bir toplumsal işlevi olduğu için sürekli körüklendiğine işaret ediyor: kadınları kontrol etmek. Bu “korku kültürü” aracılığıyla kadınların kamusal alan kullanımı sınırlanıyor, iş konusundaki tercihleri ve ekonomik fırsatları şekillendiriliyor ve kadınlar “koruyucu” erkeklere bağımlı kılınarak, “hetero-ataerkil kapitalist sistem” içerisine hapsediliyor. Leslie Kern  "Feminist Şehir"  (2019) kitabında, heteronormatifliğin kalıplarını yeniden üreten kentsel alanlar üzerinde, toplumsal cinsiyet duyarlı planlama perspektifinden ciddi çalışmalar yapılması gerektiğinin altını çiziyor. Kern, feminist şehri  "Kentsel dünyada farklı yaşamaya, daha iyi yaşamaya ve daha...

"Arzu Nesnesi" Olmak

Kadınların "arzu nesnesi" olarak metalaştırıldığı bu kapitalist sistemde, özellikle muhafazakar ülkelerde obsesif erkeklerin "ya benimsin, ya kara toprağın" tutumuyla kadınların hayatını kararttığı sayısız örnek yaşıyoruz.  Geçtiğimiz ay  Bergen  filmini izledim. Bergen'in katilinin ve onun gibi yüzlercesinin elini kolunu sallayarak gezebildiği bir ülkede yaşamaktan en hafif tabirle utanç duyuyorum. Utanması gerekenler ise utanmıyor. Hasbelkader düzgün bir birliktelik/evlilik yaşayan kadınlar da o obsesif erkekleri tercih etmedikleri için değil; "başka bir erkeğin kadını" oldukları için -bir derece- rahat bırakılıyorlar. Yani bir erkeğin kadını olmadığında, hele ki boşanmış bir kadınsan, potansiyel cinsel partner olarak taciz ediliyorsun. Bir yandan da "toplum baskısı" denilen tezat ortaya çıkıyor. Kadınlara "arzu nesnesi" olarak yaklaşanlar ve kadınların birey olarak varoluşlarını yerenler  aynı insanlar oluyor sıklıkla.  Güzel bir...