Christian Grey.. Her kadının içindeki iyiliksever, uslanmaz anaç hemşire ruhunu okşayan; yakışıklı, zengin, akıllı ve ciddi sorunları olan kara şövalye. Anastasia Steele, tüm kadınlar için bu harikulade mahlukatı iyileştiriyor ve seviyor sanki. Böylesi erotik bir roman okumamıştım. Belki biraz beyaz dizi havasında ama akıcı ve güzel bir senaryosu var. Soru şu; bu seriyi filme çekmeye hazırlanan Hollywood kimleri oynatacak? Filmin yönetmeni kim olacak? Ve ne derece cesur sahneler için hazırlar acaba? Merak konusu.. Ama kesinlikle ortalık fena karışacak ;)
Fark ettim ki duygusal dalgalanmam azaldığında kendimi yazarak ifade etme ihtiyacım da azalıyor. Oysa çok şey oluyor hayatımda. Özellikle işe yönelik yeni adaptasyonlar, mevcut durumların netleşmesi, iyileşmesi, etkinliklerin takvimlenmesi (Nisan'a kadar inanılmaz yoğun olacağım), kulisler yapılması, ekipler oluşması, saçma insanların defedilmesi (ya da bu örnekte henüz defedilememesi) gibi durumlarla uğraşıyorum. Bir zamanlar sözler ve davranışlar beni çok incitirdi. Çoğunun bomboş egolu, hatta cahil sözler olduğunu bilsem bile. Artık incinmiyorum. Artık anımsayınca yaralı bir hayvanın ısırıkları gibi geliyor o sözler bana. Çok alışık olduğum bir karakter tekrar tekrar çıkıyor karşıma. Şimdi iş hayatımda baş etmem gerekiyor. Demek ki bu bir sınav ve ben bu sınavı bir şekilde aşmalıyım. Ne kadar inanarak boş konuşuyor, görüyor musunuz? Prensin bu repliğini çok seviyorum. Hatta kendisine bunu yazan bardaktan almamak için zor tutuyorum. Belki (inşallah) giderse, giderken güle güle he...
Yorumlar