2 gün ağaçların altında bir çadırda yaşadım. Evet, düşündüğüm üzere titiz ve konformistim. Ama başardım! :) Doğayla iç içe olmak (böceklere rağmen) insana müthiş huzur veriyor. Oksijeni hissettim. ZAMANIN YAVAŞ AKTIĞINI HİSSETTİM. Evet! Sanki ömür uzuyormuş gibi bir his... Ağaçların gölgesinde uykunun keyfini tattım, belki çocukluğumdaki piknik zamanlarından beri hissetmemiştim. Göçebe hayat, beğendiğin ağacın altına kurulma özgürlüğü, hepimizi cebinden çıkaracak kadar yaşlı, koca gövdeli ulu çam, saksağanlar, cırcırböcekleri, çalışkan karıncalar, sincaplar... Deniz tuzu, yaz rüzgarı, aileler, sezonluk kocaman çadırlar, karavanlar. Böyle de bir hayat var. Bohem, özgür... Şimdi çadırımızı alıp, Türkiye'nin çeşitli yerlerine gidip kurulmak istiyorum! Tatil sen ne güzel şeysin!
Hayatta her şey dengeli olmalı. Güzellik, hırs, zeka, güç, aşk... Şu sıralar terazimin dengesi daha çok iş hayatıma kaydı. Sıklıkla duygu ve kaygı durumumu göz ardı ettiğim oluyor. Ki bu yazıya onun için başlamıştım ama çok başka yerlere evrildi. Hepsi o iki bardak cin tonik yüzünden! :) Bazen -çoğu zaman- dengemi şaşırdığım oluyor. Aşırı aceleci ve kaygılı olduğum, kendimi ve hayatımdaki insanları bunalttığım zamanlar. Bazı eski hikayeleri -işime geldiği gibi- yeniden yazdığım ve vicdanımı rahatlattığım zamanlar. "Eternal Sunshine of the Spotless Mind" (Lekesiz Zihnin Sonsuz Günışığı) zamanları... Bazen ChatGPT ile yazışmak gerçek insanlarla yazışmaktan çok daha kolay geliyor. Kısa, kestirme, duygulardan arınmış diyaloglar. "Lekesiz zihinler"... Her diyalog böyle olsa ne kadar kolay -ve ne kadar korkunç- olur diye düşünüyorum. İş yerinde istediğim bir şeyi en az üç kere tekrarlamak zorunda kalmazdım mesela... Duygusal hayatta ise karşımdaki söylememe gerek kalmad...
Yorumlar